27 Eylül 2015 Pazar

Madrid Gezisi - 1

Dostlara selam olsun :)

Madrid, Madrid, Madrid. 

Ben bu şehire bayıldım arkadaşlar :) Bir önceki yazımdan okuduğunuz üzere; pazar günü Barselona'dan çıktık yola ve Vueling Airlines ile Madrid'e geçtik. Madrid'e varınca havaalanından şehir merkezine yine otobüs ile ulaştık. Ulaşım hakkında detay vermeme gerek yok sanırım. Havaalanından çıkınca hemen ileride şehir merkezine giden otobüsler var, onlara bindik. Paniğe gerek yok, gayet kolay! Binerken sıkıntı yok lakin; inerken sıkıntı yaşadık. Plaza de Cibeles de ineceğimize, Atocha da indik. Atocha, bütün ulaşım olanaklarının birleştiği ana hat diyebiliriz. Neredeyse bütün metro hatları buradan geçiyor. Kendimizi metroya attık ve Gran Via metro istasyonunda inip hostelimize geçtik. Bu arada saat 21:00 olmuştu ve dışarı çıkıp turlayıp, yemek yedikten sonra hostele geri döndük ve ertesi güne hazırdık. Kaldığımız hostelin adı; Hostel Mendoza. Maalesef ki camı olmayan bir odada kalmıştık... Odaya girmeden önce bunu bilmiyorduk. Rezervasyon yaptırmadan önce bu konuya değinirseniz yardımcı olurlar diye düşünüyorum. Ben yinede hosteli sevdiğimi söylemeliyim. Çünkü; Gran Via'nın hemen üstünde bir sokaktaydı. 20 adım sonra Gran Via'ya çıkıyorduk. Lokasyona göre, fiyatı çok uygundu vesselam...

Bu arada, Gran Via kocamaaan bir cadde. Mağazalar, tiyatrolar, sinemalar, kafeler ve daha bir çok yer bu cadde üzerinde bulunuyor. Yani, şehrin ana caddesi. Sabah kalktığımızda yürüyüş rotamız belliydi. Her şeyi önceden araştırmıştım ve gezilecek mekanlarda birbirlerine çok yakındı. 

İlk durağımız Plaza de Espana'ydı. Burada Don Kişot ve Cervantes anıtını gördük. Normal bir park, çok zaman geçirilebilecek bir yer olmadığını söyleyebilirim. Buradan yürüyerek Palacio Real de Madrid'e (Kraliyet Sarayı) geçtik. Sarayın içerisinde müze var, dileyen arkadaşlar girebilirler ve gezebilirler. Biz giremedik... Çünkü zaman kısıtlıydı. Madrid'e 2 gün ayırmıştık, nereden bilebilirdik 4 gün kalacağımızı... Her neyse, Kraliyet Sarayından sonra yine yürüyerek, o meşhur Plaza Mayor'a gittik. Plaza Mayor'un hemen girişinde Mercado de San Miguel var. Burası aslında pazar, fakat bizim pazarlar gibi değil. Aşağıda fotoğraf paylaşacağım, siz de hak vereceksiniz :) Bu pazarda gezdik ve Plaza Mayor'da oturup Pinchos (Tapas'ın ekmek üstü olanı :D ) yedik. Ardından yine yürüyerek, Puerta del Sol'e gittik. Burası da bir meydan ve şehrin ana meydanı diye biliniyor. 

Don Kişot ve Cervantes Anıtı


 Palacio Real de Madrid yolları taştan


Palacio Real de Madrid


Mercado de San Miguel


Mercado de San Miguel


 Plaza Mayor


Meydana giderken bir kaç casino gördük ve dayanamadık... İçeride bir sürü oyun makinesi vardı. Arkadaşım bayağı bir şanslıydı :) Kolu indirdi ve daha önce kazandığımız paraların yazdığı ekranda, 1000 euro kazandığımız yazdı! Fakat oradaki görevli arkadaşlar; aslında kazanmadığımızı 5 oynama hakkı daha elde ettiğimizi söylediler. Bizde inandık! Keşke polisi çağırmakla filan tehdit etseydik. Tabii bu aklımıza sonradan geldi. O anda hemen ortalık karışıverdi. 2 görevli ışık hızında gelip, makinenin arkasını açtılar ve hata verdiğini filan söylediler. Tabii makina ispanyolca olunca, bizde anlamadık ne kazandığımızı! Böyle de güzel bir anımız oldu işte!!! Kazandığımızda, ekrana çıkan görüntünün fotoğrafını da çekmiştim. Aşağıda görebilirsiniz.


Bu yerleri dolaşmamız bittiğinde GranVia üzerinden gittiğimiz yönün ters yönüne doğru, yani Plaza de Cibeles'e doğru yürüdük ve yine o bütün dergilerde bulunan, Madrid'in en ünlü görüntüsünün nereden çekildiği konusunda aydınlandık. 



Gecenin ilerleyen saatlerinde Tommy Mel's isimli bir mekana gidip yemek yedik. Hamburger ve mozzarella stick yedim. Gerçekten lezzetliydi, mozzarella stick'e bayıldım!!! Muhakkak gidin derim. Müzikler, mekan, yemekler tek kelimeyle; yıkılıyor :D :D 

Tommy Mel's isimli mekandan sonra Joy Eslava'ya gittik. Burası bir gece kulübü ve hakkında çok şey yazmak istiyorum. Yazamıyorum... Hani o ışıklar yanıp yanıp sönüyor ya, ışıkların yandığı anlardaki görüntüleri dahi yazsam, bu yazı bitmez. Gidin diyorum. Hatta ''Oğlum Bak Giiiiittt'' diyesim geliyor ;) 

Bu sadece bir günümüzdü :) Bir sonraki yazımda; 2. gün neler yaptığımız, dönüş yoluna nasıl giremediğimiz ve ya bu uçak iptal olursa?? sorumuzun yanıtını bulacağız. 

Şimdilik dostça, hoşça ve sağlıcakla kalın :D 


GEZGİN ŞİŞKO

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kazablanka Gezisi

Herkese Merhaba, En son seyahatimde Fas Krallığına gittim ve muhteşem bir gezi oldu diyebilirim. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından, Ca...