24 Ekim 2015 Cumartesi

Madrid Gezisi - 2

Herkese merhaba,

Artık Madrid gezimizin son yazısını yazmanın vakti geldi. :)

Sabah erkenden kalkıp Madrid metrolarına attık kendimizi. Neden mi? Çünkü; Las Ventas Bizi bekliyordu. Ünlü boğa güreşlerinin yapıldığı arena...Gran Via metro istasyonundan, Ventas metro istasyonuna gittik. Ventas metro istasyonu, arenanın hemen önüne çıkıyor. Ulaşım çok kolay. İçeriye giriş için 14 euro ücret ödedik. Merak işte insanın başına neler getiriyor... İçeriye girdik ama, ortada kocaman bir çadır vardı... Akşam bir kokteyl varmış ve bu sebepten ötürü, koskoca şehirde çadır kuracak yer olarak, Las Ventas'ın ortasını düşünmüşler. Neyse ölmeden Las Ventas'ı da gördük. Gözümüz açık gitmeyeceğiz :D :D

Las Ventas




Bu arada Las Ventas'ın içinde seyircilerin olduğu bölümde 2 tane kız oturup domates peynir yiyorlardı. Ben çok şaşırdım. Vay bee cidden benziyormuşuz diye düşündüm!

Neyse, Las Ventas'ı terk etmemiz 1,5 saati buldu. İçeride küçük bir tur vardı. Ok işaretleri ve elinize verdikleri bir kumanda ile yolu takip ediyorsunuz. Dondurulmuş boğalar var. Ahır bölümünü matadorların kaldığı bölümleri filan görüyorsunuz. Enteresan bilgiler diyebiliriz. Bizim gittiğimiz dönemde, herhangi aktivite yokmuş. Gösteriler Mayıs ayı gibi başlıyormuş. Zaten gösteri olsaydı, herhalde izlemeyi pek düşünmezdim. Tek kelimeyle vahşet...

Las Ventas'dan çıktık ve Parque de El Retiro'ya doğru yola koyulduk. Ventas istasyonundan metroya binip, Retiro istasyonunda iniyorsunuz ve parkın önündesiniz! Bu durakların hepsi, kırmızı hat üzerinde. Parque de El Retiro, bildiğimiz park ama çok daha büyüğü diyebiliriz. Çok güzel bir park ve içinde bir de botanik bahçesi var. Ben parkları çok sevdiğim için çok eğlendim ve parkı çok beğendim. İçeride kayık kiralayıp, yapay havuzda kürek bile çektim. Çok eğlenceliydi çook :) Park maceramızı uzun uzun yazmaya gerek yok. Mangal yapamadık yani :D İçeride zenci kaynıyor. Yer tezgahında bir şeyler satıyorlar. Bir ara hepsi tezgahları topladı ve parkın hemen köşesindeki çalılıkların arkasına saklandı. Sonra baktık ki polis geliyor. Polis bunları fark etmedi bile... Polis geçti gitti. Ardından, sanki kaçanlar bizimkiler değillermiş gibi geri geldiler. Biz de yolumuza devam ettik.

Parque de El Retiro



Akşam tekrar tıpıışş tıpışş hostelimize döndük ve valizlerimizi hazırlamaya başladık. Ertesi sabah dönüşümüz vardı. Bu arada İstanbul'da kar kıyamet kopuyormuş :D Biz Madrid'de tişörtlerle geziyorduk.

Sabah oldu, havaalanına gittik. Maceramız bitti diye üzülüyorduk lakin; maceramız yeni başlıyormuş, nereden bilebilirdik ki... Uçağımız önce 2 saat, sonra 1 saat, sonra 1 saat daha, 1 saat daha derkeeeeennn; uçuş iptal oldu! Biz tabii yerlerde filan yatıyoruz. Hemen ilerimizde 2 tane Türk kız muhabbet ediyor. Kızlar Las Ventas da piknik yapan kızlar çıkmasın mı! Gülmekten öldüm. :) Meğer İspanyollarla sandığım kadar benzemiyormuşuz... Bu arada uçak saati ertelene ertelene akşam saat oldu 20:00... Neyse bizi havaalanından geri çıkardılar ama çıkarılma olayı rezaletti! 1 saatte valizleri bekledik. Gelmek bilmedi valizlerimiz. Sonunda aldık valizleri ve otobüslere binerek, bize ayarladıkları otelin yolunu tuttuk. Yemek yedik ve gece saat 02:30 da otobüsün tekrar kalkacağını söylediler. Otele gitmek, yemek yemek ve odalara girmek derken saat 00:00 olmuştu zaten! 2,5 saat uyuduk, sonra tekrar otobüs ile havaalanına gittik. Kontrollerden tekrar geçtik. Uçağın bulunduğu kapıya gittik ve yeniden montlarımızı yerlere serip uyumaya başladık. 04:30 da kalkacak uçağımız, ertelene ertelene 08:00 de kalktı. İstanbul semalarına geldik ve uçak deli gibi sallanmaya başladı. Zar zor piste indik, sonunda gelmiştik ve mutluyduk :D

Bu arada otel, yemek gibi ek hizmetler için; siz hiçbir ücret ödemiyorsunuz. Havayolu firması bunları size sağlıyor :) :)

Bir yazımızın daha sonuna geldik. İçinizdeki öğrenme isteğinin ve gezme arzusunun asla bitmemesi dileğiyle; başka başka yazılarda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.



GEZGİN ŞİŞKO


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sahra Çölü

Herkese Merhaba, Ertesi gün erkenden kalktık. Kahvaltımızı ettik, yollara düştük. İlk durağımız Berberi köyünün ve bahçelerinin bulunduğu ...