14 Kasım 2015 Cumartesi

Nefret Etmek Üzerine

Herkese tekrar merhaba,

Bu hafta nefret etmek üzerine bir şeyler yazmak istedim. Başlamadan önce Yüzüklerin Efendisi İki Kule'den bir replik;

Teoden: Bunca ölüm! İnsan bu nefrete karşı ne yapsın...

Sahi ne yapsın? Var mı bir çözümü? Sanırım var. Adı; sevgi. 

Her yürekte bir nebze olsun vardır. Kimisi baskılar, kimisi yere göğe sığdıramaz sevgisini. Sevmekten ne zarar gelir ki... Size sadece mutluluk getirir. Karşılıksız sevin şu dünyayı, doğayı, insanları. Nefret etmeyin. Yetmedi mi ölümler? Yetmedi mi katliamlar? Birilerine yetmiyor sanırım. Sürekli kan görmek istiyorlar. Dünya bir kan gölü, insanlar göldeki balık! Gölün kanı azaldıkça balıklar öldürülüyor. Yaşatmak varken öldürmek niye? Nasıl olur da bu kadar insafsız olabilirsiniz? Hangi din bunu emreder? 

Hiçbir din bunu emretmez. Dünya sevgiyle güzelleşecek, sevgi paylaştıkça çoğalacak bir şeydir. Irklardan, etnik gruplardan nefret etmeyi bırakın. İnsanların yaşadıkları yerlere gidin, tanımaya çalışın. Tanımadan önyargılarınız ile hareket etmeyin. Siyasi görüşü farklı olabilir, dini farklı olabilir, cinsel görüşü de farklı olabilir. Bir insanı sevmeniz için bunlar engel mi? Engel olmamalı! Ne kimsenin yatak odası maceraları, ne gelip geçici siyasi görüşleri, ne de gönlündeki Tanrı inancı sizi alakadar eder. Nefret söylemlerinizi ve hareketlerinizi bırakın. Birisi size ateşli bir şekilde kendi inandığı şeyleri savunuyorsa; ''beni önemsiyor.'' diye düşünmeye çalışın. Evet sizi önemsiyor, daha çok ortak noktalarınız olsun istiyor. Belki sizdeki farklılığın, dünyayı daha da renklendirdiğinin farkında olmayabilir. Kimi insan, uzun bir yaşamın ardından karşısındakinin farklılığının güzel bir şey olduğunu öğreniyor. Belki bu kişi de onlardan birisidir. Düşüncelerin zararı yoktur. Uzlaşma zemini muhakkak oluşacaktır. 

Dünyada öldükten sonra, sizi kim nasıl hatırlayacak? Kötü hatırlanmamak için uğraşın. İyilik yapın, dostlarınızın kalbini ufak tefek şeylerden dolayı kırmayın. Varsın onlar sizi kırsınlar. Açık bir dille kırıldığınızı belirtin. Bazı insanlar siz söylemediğiniz takdirde, hiçbir şeyin farkında olamazlar. Algıları çok açık değildir. Söyleseniz de farkında olmayabilirler. Siz yine de sevmekten vazgeçmeyin. Sevdikçe, sevginiz azalmayacak korkmayın. Sevginiz kimseye zarar da vermez. (Saplantınız demiyorum!!! SEVGİNİZ... )

Umutlu insan, mutlu insandır. İçinde sevgi olan insan, hiçbir şeye zarar vermez. Geçmişi unutun, geleceğe umutla bakın. Gezin, yeni memleketler görün. Hiç sevmiyorum dediğiniz milletlerin ülkelerine gidin. Orada da iyi insanları bulacaksınız. İyi insanlar her yerdeler, sadece utangacız. Nefret edenler kadar kolay gösteremiyoruz duygularımızı... Sakın umutsuzluğa kapılmayın, elbet bir gün dünya yok olacaktır. O zaman yine biz kazanmış olacağız. Umut edenler, uzaklardan dünyanın yok oluşunu izliyor olacaklar ama toprağa nefret tohumları ekenler, o toprakla birlikte yok olacaklardır. 

Sevmekten korkmayın lütfen. Ölmekten de korkmayın. Hayat çok güzel ve size bir sürü güzellikler sunuyor. Kimsenin bu hayatı size zindan etmeye hakkı yok. İnsanlıktan asla vazgeçmeyin. Umudunuzu kaybetmeyin. Bir gün bütün insanlar savaşmanın anlamsızlığını anlayacaktır. 

Sevgi, saygı ve sağlıcakla kalın...

Terörün dini yoktur! Terörü lanetliyoruz... Hepimiz Türk, Fransız, Alman, Arap v.b millet kimliğimizden önce insanız. Ortak olan değerimiz, insanlığınızı hatırlayın!!!


GEZGİN ŞİŞKO

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kazablanka Gezisi

Herkese Merhaba, En son seyahatimde Fas Krallığına gittim ve muhteşem bir gezi oldu diyebilirim. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından, Ca...