17 Ocak 2016 Pazar

Moskova Gezisi - 2

Merhaba,

İlk yazımızı okuduysanız, devam edelim :)

Sabah erkenden uyandım ve Nazım Hikmet'in mezarının bulunduğu, Novodevichy Mezarlığına doğru yola çıktım. Mezarlığa gitmek çok kolay; kırmızı hatta giriyorsunuz ve yine bu hat üzerinde bulunan Sportivnaya durağında inip 10 dk kadar yürüyorsunuz.

Bu arada, Maps.me isimli offline harita programı var, ben yönümü bu program ile buluyorum. Gps'i açıyorum haritada yerim görülüyor ve internetsiz bir şekilde yol bulabiliyorum. Size de tavsiyem bu haritayı indirmeniz, çok yararını göreceksiniz.

10 dakikalık yürüyüşün ardından mezarlığa giriş yaptım. İçeride bir sürü mezar taşı var ve hepsi birer sanat eseri diyebilirim... Nazım'ın mezarını bulmak için; kapıdan girince 50 metre kadar yürüyorsunuz ve 4 yolun kesiştiği bir yere geleceksiniz, sol tarafa başınızı çevirin kocaman bir mezar gördüğünüzde ileride Nazım'ın mezar taşını görebilirsiniz. Bulmak çok kolay! Mezarının başı zaten dolu olacaktır. Tur şirketleri sürekli olarak buraya birilerini getiriyorlar. Hatta tur rehberinin peşine takılıp anlattıklarına kulak misafiri olabilirsiniz. Bilgi paylaştıkça çoğalır değil mi :) :) Mezarın başına gidip bir karanfil ve gönlümüzü bıraktıktan sonra, yoluma geri döndüm. Nazım Hikmet'in mezarının olduğu çevre, halkın yaşadığı konutlarla dolu ve benim çok hoşuma gitti. Biraz yolumu uzatarak da olsa metro istasyonuna geri döndüm. Çünkü, gittiğim ülkenin yerlisi olan halkı kendi yaşam alanlarında izlemek keyif veriyor. Turistik yerlerden çok bu tarz yerleri severim. Kültüründen bir nebze de olsa, bir şeyler görebiliyorsunuz.

Novodevichy Mezarlığı




Bir sonra ki rotam, Unesco Dünya Mirası Listesinde bulunan Çar Alexey Mikhailovich sarayının da yer aldığı Kolomenkoye Parkı. Yakın olacağını düşünerek Kolomenskaya metro istasyonunda indim ve yürümeye başladım. Bu bölge İstanbul'un Beylikdüzü ilçesi gibi bir yer ama metro ile gidileni! :D :D Kocaman kocaman binalar var. 10-15 dk'lık yürüyüşten sonra parka ulaştım. Gördüm ki, hiçbir şey haritada görüldüğü gibi küçük değil... Parkın kuzey kapısından girdim ve yürümeye başladım. Mikhailovich'in sarayına giderken yol üzerinde güzel kiliseler var ve gerçekten doğa da olduğunuzu hissediyorsunuz. Daha önce de belirttiğim üzere, parkları çok severim ve bu park harika bir yerdi. Sessiz sakin ve huzur veren parklardan birisiydi. 2 saatlik bir yürüyüşün sonunda saraya ulaştım. Gördüğüm en değişik yapılardan birisiydi. İçine girebiliyorsunuz, ben girdim lakin kendimi çok kaptırdığım için fotoğraf çekmeyi unutmuşum :D :D :D

Kolomenskoye Parkı ve Çevresi










Saraydan çıktım ve sarayın önündeki banklarda biraz dinlendikten sonra, metroya doğru yürümeye başladım. Bu sefer parkın güneyinde yer alan kapıdan çıktım ve Kashirskaya metro istasyonundan trene bindim. Burası saraya çok daha yakın bir metro istasyonu, ''ben park gezmeyi sevmem ve yürümek istemiyorum'' derseniz, bu metro istasyonunu kullanabilirsiniz.

Şehrin merkezine kendimi attığımda saat 18:00 - 19:00 civarındaydı ve bir hayli yorulmuştum. Ertesi gün Izmailovsky Market'e gidecektim ve bir kaç hediyelik eşya alacaktım.  Dışarıda biraz dolaştım, yemek yedim. Saat 22:00 civarı hostele gittim ve mışıl mışıl uyudum. Herhalde temiz hava çarptı...

Ertesi sabah haliyle biraz geç uyandım ve kahvaltı etmek için; Arbat caddesine doğru yola çıktım. Bugün acelem yoktu, gideceğim aslında 2 yer vardı fakat Kosmonatvsky Müzesinin kapalı olduğunu öğrendiğim için 1 yer kalmıştı.. Kahvaltının ardından yine metroya atladım ve Izmailovskaya metro istasyonuna doğru yola çıktım. Zamanım çoktu, biraz yolumu uzattım ve metro istasyonlarını görmek amacıyla, çember hat olan kahverengi hattın diğer ucundan metroya bindim. Kahverengi hat, bütün hatlar ile kesişen ve Moskova'nın etrafında yuvarlak çizen bir metro hattıdır. Kurskaya istasyonunda indikten sonra, mavi hatta aktarma yaptım. Bu arada, ''aktarma'' bizde ki aktarmalardan değil! Gerçekten aktarma, para filan almıyorlar. 1 kere metroya girdiğinizde bir daha para ödemiyorsunuz ve bu metro hattı gerçekten çok büyük! 1 biletin 2 tl gibi bir rakama tekabül ettiğini düşünürsek de çok hesaplı oluyor.

Partizanskaya metro istasyonunu geçtikten sonra, trenimiz ormanlık bir alana girdi. Ortada bir yanlışlık vardı. İçimden bir his, sıkıntılı bir yerlere gidiyorsun ve bu işte bir yanlışlık var diyordu. Velhasıl Izmailovskaya metro istasyonu, bildiğin ormanın içinde çıktı.. Haritama tekrar baktım ve metro istasyonundan hiç çıkmadan metronun tersi istikametinde seyahate hazırlandım. Bu arada metro yer altında değil, şehrin uzak köşelerine doğru yeryüzüne çıkıyor. Yani, etrafı görebiliyorsunuz. Partizanskaya metro istasyonuna geri dönünce, ileride Izmailovsky Market'in girişini gördüm ve rahatladım.

Izmailovsky Market



İçeride bir sürü satıcı var ve neredeyse hepsi Asya'dan diyebiliriz. En güzeli taraf da pazarlığınızı Türkçe yapabiliyorsunuz. Türk müsün diye sorun, evet cevabını alacaksınız. Sonra başlayın pazarlığa... Ben tavşan derisinden ushanka aldım ve sadece 60 tl gibi bir rakam ödedim. Satıcı arkadaş Özbekistanlıydı, ilk verdiği fiyat 150 tl gibi bir rakama denk geliyordu, ''ben gidiyorum'' filan dediğimde rakamı 100 tl'ye çekti, ''almayacağım'' dediğimde ise; ''tamam tamam sen Türk'sün'' filan dedi 60 tl'ye bıraktı. Unutmayın en güçlü silahınız ben gidiyorum demek :D :D :D Eğer domuz eti yiyemem diyorsanız; satıcılar Müslüman oldukları için, çevredeki yemek dükkanları normal et satıyorlar. Gönül rahatlığıyla dilediğinizi burada yiyebilirsiniz. İnsanlarla Türkçe muhabbet etmenin ve pazarlık yapmanın verdiği zevk ise paha biçilemez. Alışveriş bittikten sonra şehre dönmenin vakti gelmişti. Yine atladım metroya ve merkeze doğru bir yolculuğa başladım. Elimden geldiğince çok metro istasyonu görmek için, kullanmadığım ters rotaları kullandım. Bu sayede yol biraz uzadı ama hepsi birbirinden güzel Moskova metro istasyonlarını görme fırsatı yakaladım. Gerçekten efsane metro istasyonları var. Fotoğraf çekmemenizi istiyorlar, bu sebeple 1-2 tane metro istasyonunda fotoğraf çekebildim..

Moskova Metrosu




Metrodan biraz uzak bir yerde indim ve ünlü Tverskaya caddesini görmeye gittim. Burada bayağı lüks mekanlar var. İlk defa bu cadde üzerinde dönerci gördüm. Tadı pek bizimkilere benzemese de yedim, zaten karnımı da doyurmadı. Rotamı hostele doğru çevirdim. Hostelin çevresine ulaştığımda saat 17:00 civarıydı ve canım pilav yemek istedi. Hostelin yakınında bulunan Tayland restoranına gittim ve 2-3 kase pirinç pilavı yedim. Evet, yağsız ve tuzsuz ama yapacak bir şey yok!

Tverskaya Caddesi


Hostele döndüm, çantamı toparladım ve salona oturdum. Ertesi günün planlarını yaparken, resepsiyondaki arkadaş ile birisinin ''ııı'' diyerek İngilizce konuştuğunu duydum. Hemen kafamı uzattım ve karşımda Türk'e benzeyen bir arkadaş duruyordu. Merhaba dedim ve o da merhaba demesin mi... Seyfettin ile bu şekilde tanıştık. Hostele yerleşti, beraber dışarı çıktık, yemek yedik ve muhabbet ettik. Kızıl Meydan ve çevresini gezdirdim. Ertesi gün St. Petersburg'a gideceğimi duyunca, ben de geleyim dedi ve mutlulukla kabul ettim. Artık bir yol arkadaşım vardı. Ne zaman, nerede, nasıl ve kiminle karşılaşacağınız hiç belli olmuyor. Siz yaşamı akışına bırakın, o size güzel sürprizler hazırlıyor...

Akşam 23:30 gibi hostele döndük. Uykuya daldık ve sabah kalkıp kahvaltı etmeye çıktık. Çevreyi biraz daha gezdik, muhabbet ettik. Saat 13:00 civarı Rusya'nın en hızlı treni olan Sapsan'a binmek üzere; Komsomolskaya metro istasyonunda bulunan Leningrad Tren İstasyonuna doğru yola çıktık.

Trenim 15:40 daydı. Tren biletini internet üzerinden bayağı ucuza almıştım. Bu siteden biletlere ulaşabilirsiniz. İlgili site, hattı işleten firmanın kendi sitesidir. Ben bileti 2000 ruble gibi bir rakama aldım. Biletin çıktısını alıyorsunuz, trenin kapısında biletinizi kontrol ediyorlar ve direk trene biniyorsunuz. Detayları bir sonraki yazımda vereceğim.


Merak etmekten asla vazgeçmeyin, gezmekten yorulmayın ve hayatınız öğrenme isteğiyle devam etsin. Mutlulukla ve sağlıcakla kalın...


GEZGİN ŞİŞKO


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kazablanka Gezisi

Herkese Merhaba, En son seyahatimde Fas Krallığına gittim ve muhteşem bir gezi oldu diyebilirim. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından, Ca...