31 Ocak 2016 Pazar

St. Petersburg Gezisi - 2

Herkese Merhaba,

Son gün, gitmemiz gereken tek bir yer planlamıştım. Ünlü Peterhof Sarayı ve Bahçeleri... Çok güzel bir yer olduğunu, izlediğim bütün belgesellerden ve okuduğum bütün gezi yazılarından biliyordum. Biz saraya deniz otobüsü ile gittik. Sarayın bulunduğu iskeleye gitmeniz yarım saat sürüyor. Gidiş-dönüş bilet 900 Ruble tuttu. Biraz pahalıydı ama olsun dedik, atladık deniz otobüsüne. İskeleye yanaşınca bir de ne görelim. Altın çeşmelerin olduğu bölümlere giriş de ücretliymiş. 300 Ruble de giriş için verdikten sonra, içimiz rahatladı... 

İçeriye girince her kuruşuna değdiğine kanaat getirdim. Çok ihtişamlı ve muhteşem bir görüntü bizi bekliyordu. Tabii içerisi tıklım tıklımdı... Neden buraya gitmeliyim diye soracak olursanız; bence görülmesi gereken bir yer ve o ihtişamı görmek insanı hayretler içerisinde bırakıyor. Bahçedeki düzen, altından fıskiyeler, yine heykeller filan çok değişik ve hoş bir görüntü oluşturuyor. Ayrıca, sarayın içindeki bahçede bir sürü sincap var. Çok eğlenceli bir gezi oluyor. Sarayın bahçesinde çeşit çeşit su oyunlarının olduğu yollar var. Biz saat 10 da gittik ve 4 gibi bir hayli yorulmuş olarak deniz otobüsü ile St. Petersburg'a geri döndük. 

Peterhof Sarayı













Bu arada bahçelere girdiğinizde, sakın dışarıya çıkmayın... Biz çıkma gafletinde bulunduk, İngilizce bilmeyen Ruslarla ufak bir maceramız oldu. İşin kötü tarafı şu ki; deniz otobüsü ile geliyorsanız, bahçenin ücretsiz olan kısmına geçmeniz mümkün değil! Muhakkak ücret ödeyerek paralı kısma gireceksiniz ve ücretsiz olan bahçe kısmına çıktığınızda da içeriye girerken biletinizin çalışmadığını göreceksiniz :D Tam olarak atraksiyon o anda başlıyor. Danışma sizi bir yere yolluyor ama tarif ettiği yer sanki Dünyanın öbür ucu gibi anlıyorsunuz. Bir süre aradıktan sonra vazgeçiyorsunuz, farklı bir görevliye soruyorsunuz ve size danışmanın 200 metre ilerisindeki kapıyı gösteriyorlar. Bu kadar yakınsa, neden eliyle göstermedi ki diye aklınızda bir soru oluşuyor! Soruları içinize içinize bastırıyorsunuz ve kapıdan içeri giriyorsunuz, suratsız bir Rus eleman sizi karşılıyor. Durumu açıkladıktan sonra bileğinize sarı bir kağıt parçası bağlayıp tekrar kapıya gönderiyorlar. Kapıdaki güvenliklere bunu gösteriyorsunuz, onlar makas ile keserek sizi içeriye alıyorlar. Dünyanın en saçma uygulamasıydı! Neden bizi direk biletler ile içeriye almadılar? O bileklik niçin gerekliydi? Bir kağıda yazı yazarak veya telefon ile aranarak güvenliklere bilgi verilemez miydi? Danışmadaki hatun, biletin üzerinde alış saati yazmasına rağmen ve hatta sistemde giriş çıkışlar gözükmesine rağmen neden ''gelin beyler, şuradan girebilirsiniz.'' gibi bir cümle kurmadı? Bahçeye tekrar girdik ama ömrümüzden ömür gitti diyebilirim. Onun için; SAKIN O BAHÇEDEN ÇIKMA! 

Akşam olduğunda yine aynı Özbek Lokantasına gittik. Çok da güzeldi ! Hem de doyurucuydu. Hostelimize gidip, pılımızı pırtımızı topladık ve salonda biraz oturduktan sonra uykuya daldık. Uçağım saat 12:00 civarında Pulkovo Havalimanından, Moskova Sheremetyevo Uluslararası Havalimanına gidecekti. Oradan da İstanbul'a uçacaktım. Hostel ile havalimanı arası 600 Ruble (30 TL civarı) taksi ücreti ödedim. Dışarıdan kendiniz taksi çevirdiğinizde, daha fazla tutuyormuş! 

Dönüşte Aeroflot Havayolları ile Moskova'ya uçtum. Moskova'da 3 saat kadar bir aktarma olacaktı. Bunun 45 dakikası Sheremetyevo 1'den, Sheremetyevo 5'e geçerken tükendi. Havalimanı'nın içinden yürüyorsunuz ama yürümekle bitmiyor. Çok büyük bir Havalimanı diyebilirim. Tabii ben de yavaş yürümüş olabilirim. Çünkü çok yorgundum, kafam dalgındı ve acelem de yoktu. 

Sonunda uçağa bindim ve akşam saatlerinde İstanbul'a ayak bastım. Kafamda bir sonraki seyahat rotam ve St. Petersburg'u ne kadar beğendiğim vardı. Muhakkak gitmenizi öneririm. Gerçekten çok güzel bir şehir. Yakın ve az masraflı bir yer sorulursa, şimdilik gitmeniz için önerebileceğim en güzel şehir St. Petersburg... Gerçi artık Rusya vize talep ediyor, o ekstra bir masraf çıkarabilir.

Sakın ola ki, hayallerinizin peşini bırakmayın ve korkmayın! Hayal etmeye devam edin, bir gün muhakkak gerçekleşecektir. Zor diye bir şey yoktur, siz kararlı olduğunuz sürece ve mantıklı şeyler hayal ettiğiniz sürece her şey mümkündür. 

Hoşça ve sağlıcakla kalın.


GEZGİN ŞİŞKO 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kazablanka Gezisi

Herkese Merhaba, En son seyahatimde Fas Krallığına gittim ve muhteşem bir gezi oldu diyebilirim. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından, Ca...