19 Ağustos 2016 Cuma

Osaka Gezisi - 1

Merhabalar,

Ertesi sabah gelip çatmıştı. Bu sefer hiç acele etmedik. Yetişmemiz gereken bir tren veya gitmemiz gereken bir mekan kalmamıştı. Halihazırda programımızın önüne geçmiştik. Güzel Hiroshimayı, bırakıp gitmek istediğimi de pek söyleyemeyeceğim. Kahvaltımızı ettik, aheste aheste tren istasyonuna gittik. Biletlerimizi aldık ve son kez Shinkansen trenine binerek, Osaka'ya doğru yola koyulduk. Aslında Osaka değil, Oosaka... O'yu biraz uzatıyorlarmış. Bu bilgi de şurada dursun :) :)

Öğleden sonra Shin-Osaka istasyonuna vardık. Bu şehirde de, Tokyo gibi JR firmasının özel tren hatları olması sebebiyle JR Pass kartımız ile ücretsiz olarak bu tren hatlarını kullandık. Yine Tokyo'da olduğu gibi burada da bütün hatları kesen bir çember hat var. İsmi; Osaka Loop Line. Bu hat sizi yazacağım tüm yerlere götürecektir. Bazı yerlerde tek aktarma yapmanız gerekebilir ama korkmayın gerçekten Japon metro sistemi çok basit ve 1 gün içerisinde alışacağınızı belirtmek isterim. Osaka'dan Nara'ya tren hattı bulunuyor. Yani, Nara'yı buradan da ziyarete gidebilirsiniz. ;)

Bu ek bilgilerin ardından; Shin-Osaka istasyonu şehrin biraz dışında, bu sebeple şehir merkezine gitmek için aktarma yapmanız gerekiyor. Buradan Tokaida Line ile Osaka istasyonuna geçiyorsunuz ve Osaka Loop Line işte burada karşınıza çıkıyor. Osaka Loop Line'dan Imamiya, oradan da Nanba Tren istasyonuna ulaştık. Yürüyerek son konaklama mekanımız olan ve şehrin merkezi yerlerine yakın bir yerde bulunan Guesthouse Enn Nipponbashi'ye vardık. Burası küçük ve uygun fiyatlı bir yer ve çalışanlar gerçekten çok cana yakınlar. Muhakkak burada kalmanızı öneririm, hem uygun hem de merkezi bir noktada bulunuyor. Bu arada tren hatlarını nasıl bu kadar iyi biliyorsun diye şaşırmayın, her trene girişimizde JR Pass'ı gösterdiğimiz memur arkadaş hangi hatta gideceğimizi sayı olarak parmaklarıyla gösteriyordu. Bizde hatta gidip trene biniyorduk. Sizler zorluk çekmeyin diye de hat isimlerini defterime not etmiştim. Hat isimlerini rahatça yazmamın sebebi budur. Ayrıca, çalışan görevliler muhakkak yardımcı oluyor. Sakın telaşa kapılmayın.

Guesthouse Enn Nipponbashi


Öğleden sonra ulaştığımız şehri hem tanımak hem de karnımızı doyurmak için, çantalarımızı bırakıp dışarıya çıktık. Yanımdaki arkadaşım ertesi akşam dönecek ve 2 gün yalnız kalacaktım... İlk olarak hostelimize yakın olan Dotonbori'ye gittik. Fakat sabah çok fazla kalabalık değildi. Yani kalabalık değil derken, bizim ülkenin en kalabalık yeri kadar kalabalıktı. Japonya standartlarına göre bu kalabalık, kalabalık değildir... Daha önceki gezi yazılarından da okuduğum kadarıyla buraya akşam üzeri gelmemiz gerektiğini anlayarak hemen Tsutenkaku Kulesi ve Shinsekai Caddesine gittik. Burada da her yer yemek yeri ve alışveriş mekanıydı. Çevrede ve yakındaki bir parkta biraz dolaşıp havayı kararttıktan sonra, Dotonbori'ye geri döndük. O ışıklandırmalar ve kalabalığı anlatmak mümkün değil. Gerçekten farklı ve eğlenceli bir curcuna var diyebilirim. Saat 22:00 gibi hostelimize geri döndük ve ben salona oturup bir şeyler atıştırırken, arkadaşımın sevinç çığlıkları ile dışarıya koştum. Birde ne göreyim, yoldan geçen 2 Türk görmüş ve heyecandan ölüyor :D :D :D 1 Haftanın ardından, benden başka birileriyle Türkçe konuşabilmek nasıl mutlu etmiş anlatamam :D :D :D Bu güzel karşılaşmanın ardından bizi ertesi gün dükkanlarına davet ettiler. Bizde mutlulukla kabul ettik ve odalarımıza çekildik.

Tsutenkaku Kulesi ve Shinsekai Cadesi




Dotonbori








Ertesi sabah uyandığımızda, arkadaşımın son günüydü. İçinde hüzünlü bir mutluluk vardı. Memlekete dönme mutluluğu ve gezinin bitmiş olması hüznü.... Arkadaşımla son defa Japon tarzı kahvaltı ettik. Bizi dükkana davet eden arkadaşların yanına uğradık, biraz muhabbet ettik. Ardından Osaka Kalesi'ne doğru yola çıktık. Kalenin bulunduğu durak ismi; Osakajokoen. Osaka Loop Line'da bulunuyor. Kale, kocaman bir parkın ortasında ve Japonya'da görülmesi gereken önemli kalelerden birisi. Zaten bu kadar yer gezdikten sonra önemli olarak belirtilen kalelerin, neden bu kadar önemli olduklarını gördüğünüz anda anlıyorsunuz. Diğer kalelerden farklılar ve mimarilerinin büyük savaşlar için tasarlanmış olduğunu anlıyorsunuz. Kalenin içine girmek bile diğerlerinden uzun sürüyor.

Osaka Kalesi




Bu güzel kaleyi de gördükten sonra rotamızı Umeda Sky Building'e çevirdik. Bina, isminden de anlaşılacağı üzere yüksek bir mekan ve içinde tuhaf camdan bir yürüyen merdiven bulunuyor. Yükseklik korkunuz varsa, efsane bir deneyim yaşatıyor. Buraya ulaşmak için de Osaka Loop Line'ı kullanıyorsunuz. Osaka istasyonunda inip birazcık yürümeniz gerekiyor. Zaten tabelalarda, oklarla nereden gidileceğini gösteriyor. Burası için size tavsiyem, belli bir yere kadar ücretsiz çıkabiliyorsunuz ama bir üst kata yani terasa çıkmak için sizden ücret talep ediyorlar. Ben o ücreti vermedim. Mantıksız geldi. Yine de siz bilirsiniz. Bizden Himeji'de ayrılan arkadaşımız o parayı vermiş ve vermemize gerek olmadığını belirtmişti. Gidince gerçekten kendisine hak verdim. Bu arada Umeda Sky Building'e giderken Osaka istasyonu içerisinde Pokemon Center var. Pokemon sever arkadaşlar buradan bir sürü Pokemon aksesuarı ve oyuncağı bulabilir. Eğlenceli bir yer olduğunu belirtmeliyim. Zaten istasyona girince, Umeda Sky Building'e giderken bu yeri görmemeniz, neredeyse imkansız.

Umeda Sky Building






Bunca gezmeden sonra hostele geri döndük. Arkadaşımın çantasını toparladık ve onu yolcu etmek üzere sokağa çıktık. Kansai Havalimanına ulaşmak için Tennoji tren istasyonundan, Hanwa Line üzerinden Havalimanına giden trenlere biniyorsunuz. Bineceğiniz tren 8 vagonlu ve belli bir duraktan sonra 4 vagonu havalimanına gidiyor, diğer 4 vagon ise yoluna devam ediyor. Burada dikkat etmeniz gereken konu şu; havalimanına giden vagonların üstünde Kansai Airport yazıyor. Kendinize güvenemezseniz muhakkak bir görevliye sorun. Japonlar seve seve yardımcı olurlar. Arkadaşımı trene bindirdikten sonra yine yalnız kalmıştım...

Benim de son 2 günüm kalmıştı. Ayrılığın ardından, bu durumun iyice farkına vardım. Daha önceleri kaç gün kaldığını hiç düşünmemiştim. 2 günü dolu dolu geçirmem gerekiyordu. Bunca seyahatten sonra Japonya artık daha tanıdık ve alışılmış gelmeye başlamıştı. En büyük hayallerimden birisini gerçekleştirmiş olmanın vermiş olduğu huzurla sokaklarda dolaştım, dolaştım, dolaştım... Ardından marketten bir şeyler aldım. Yemeğimi yedim ve uyudum. Yarın süper bir gün olacaktı. Çünkü; Universal Studios Japan beni bekliyordu. Heyecanlı ve huzur doluydum!

Bir sonra ki yazımda görüşmek dileğiyle; hoşça, mutlulukla ve sağlıcakla kalın.


GEZGİN ŞİŞKO


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sahra Çölü

Herkese Merhaba, Ertesi gün erkenden kalktık. Kahvaltımızı ettik, yollara düştük. İlk durağımız Berberi köyünün ve bahçelerinin bulunduğu ...