25 Aralık 2016 Pazar

Tromso Gezisi - 2

Herkese merhaba,

Sabah uyandığımda saat 09:30 civarındaydı . Bugünü tamamen doğaya ayırmıştık. Floya dağına çıkacak ve zirveye doğru yürüyecektik. 

 Sabah kalktık ve otelin restoranında 95 Kron'a açık büfe kahvaltı yaptık. Çok fazla çeşit olmadığını belirtmem lazım... Ülke genelinde kahvaltı çeşitleri zaten çok fazla değil. Yemeği yedikten sonra Arktik Katedraline doğru yürümeye başladık. Katedralin, sadece dışarıdan güzel göründüğünü belirtmem gerekiyor. İçerisi o kadar da etkileyici değil. 

Katedrale giderken, köprüden yürüyerek geçtik. Zaten çok uzakta değil. Ardından, Floya dağına çıkmak üzere teleferiğe doğru yürüdük ve gidiş dönüş 170 Kron teleferik ücreti ödedik. Her şey gibi bu da pahalıydı. Dağa çıktıktan sonra 1-2 fotoğraf çektirip aşağı dönmemenizi öneririm. Muhakkak zirveye doğru yürüyün ve karşılaşacağınız manzara mükemmel olacak. Zirveye yürümek biraz zordu. Çünkü dik kayaların arasından, bir nevi tırmanarak çıkıyorsunuz. Zirveye vardığımızda, az ileride yere montlarımızı serip uzandık. Güneşin batışını izledik. Mükemmel bir manzaraydı. Tromso ve etrafındaki bütün dağlar karşımızda, ayaklarımızın altına serilmiş vaziyetteydi. 

Floya Dağı ve Arktik Katedrali









Güneşin batışının ardından, hava biraz soğumaya başladı ve yavaşça geri yürüdük. Dağın tepesine yürümemiz ve orada geçirdiğimiz zamanla birlikte 6 saat filan geçtiğini fark ettik. Keyifli geçen zamanın hesabı yapılmaz ama yine de gözüm saate takıldı işte... :D :D 
 Dağa çıkarken yanınıza su, atıştırmalık bir şeyler ve sizi sıcak tutacak kıyafetler almayı unutmayın. Sonuçta çıkacağınız yer dağın tepesi ve ağaç filan yok! Güneşli bir gün ise, şapka almanızda da fayda olacaktır. 

Teleferik ile aşağı indiğimizde hava yavaştan kararmaya başlamıştı. Bir hayli yorulmuştuk. Şehir merkezine otobüs ile gitmeye karar verdik. Otobüs fiyatı 50 Kron... Evet 15-20 TL gibi bir rakama tekabül ediyor!!! Çok yorulmuştum. Yoksa, asla o kadar para ödemezdim :D :D :D 

Merkeze ulaştığımızda, hep birlikte bir akşam yemeği yemeye karar verdik. Hem yarın son günümüzdü, hem de dün gece yaşadığımız muhteşem deneyimi kutlamak için bir İtalyan restoranına gittik. Ben makarna yedim ve kola içtim. Makarna fiyatı 200 Kron, kolanın fiyatı ise 45 Kron'du. 80-90 TL gibi bir rakama denk geliyor... Evet, pahalı ama yarın son günümüzdü ve buraya gelme amacımızı gerçekleştirmiştik. Bu arada gittiğimiz restoran, çok lüks bir yer değildi. Orta standartlarda bir yerdi diyebilirim. Zaten bu fiyatın altında da dışarıda yemek yemeniz pek mümkün değil...  

Yemeğin ardından otelimize doğru yürümeye başladık. Bugün çok güzel bir gündü. Artık sona doğru yaklaşmıştık. Odaya girdim, başımı yastığa koydum ve uyuya kaldım... Yarın farklı bir maceraya uyanacaktım. Norveç çok güzel bir ülkeydi. Doğa Ana, buralara aşırı bonkör davranmış. Çok da güzel olmuş. Her güzelliğin bir bedeli vardır. Bu ülkenin bedeli ise, pahalılık! Çok pahalı olabilir ama çok da güzel. Harcadığınız her kuruşun karşılığını alıyorsunuz :) Bundan emin olabilirsiniz.

Bir daha ki yazıda görüşmek dileğiyle hoşça, mutlulukla, huzurla ve sağlıcakla kalın.


GEZGİN ŞİŞKO

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sahra Çölü

Herkese Merhaba, Ertesi gün erkenden kalktık. Kahvaltımızı ettik, yollara düştük. İlk durağımız Berberi köyünün ve bahçelerinin bulunduğu ...