11 Şubat 2017 Cumartesi

Yazd Gezisi

Herkese Merhaba,

Sabah uyandık ve taksi ile Sofe Terminal'ine gittik. Otobüs ile Yazd'a geçecektik. Terminalden sürekli Yazd'a gidecek otobüs bulmak mümkün. Biz HamSafar isimli firmayı tercih ettik. Size de tavsiye ederim. Otobüsleri konforlu diyebiliriz. Tabii son model bir otobüs beklemeyin. Malumunuz İran'a ambargo devam ediyor ve yeni otobüs bulmak neredeyse imkansız...

İsfahan - Yazd arası otobüs bileti fiyatı 260000 Riyal ( 25-26 TL ) tuttu. Yolculuk 4 saat sürüyor. Yazd'a yaklaştıkça her yanınızı çöl kumları kaplamaya başlıyor. Yazd, çölün ortasında bir şehir ve tarih boyunca savaş görmediği söyleniyor. Bu nedenden ötürü de tarihi yapısını olduğu gibi korumayı başarmış ve ara sokaklar size muhteşem görüntüler sunuyor. Ayrıca burası Zerdüştlüğün dini başkenti diyebileceğimiz bir yer.

Şehre vardığımızda üzerimize 5-10 taksici hücum etti. Müşteri kapma telaşı içindeydiler. Biz uzak olan terminale gittik. Bu terminalden şehir merkezine taksi ücreti 150000-200000 Riyal gibi bir şey tutuyor. Bir tanesi ile konuştuk anlaştık. Ardından dönüş için otobüs biletlerimizi de ertesi gün 13:00'a aldık. Taksici bize otel konusunda da yardımcı olabileceğini iletti. Kişi başı 10$'a, 3 kişilik bir oda ayarlayabileceğini söyledi ve fotoğraflarını gösterdi. Ben de yerini haritadan gösterdikten sonra, fiyatı kabul ettim. Odaya kahvaltı dahildi. Otel güzeldi ve hoşuma gitti diyebilirim. Fakat, gittiğimizde otelin sahibi tutarın 40$ olduğunu söyledi. Arada çok bir fark yoktu fakat ben yine de bu fiyata kalmayacağımızı ve bize söylenen fiyatın 30$ olduğunu belirttim. Oteli de çok beğenmiştim ve başka otel aramakla uğraşmadan, çantalarımızı bırakıp hemen güzel Yazd sokaklarına kendimizi atmak istiyordum. Kısa bir pazarlık sonucu 35$'a anlaştık ve odayı tuttuk. Yazd'da 2 tane terminal var.

Bu arada otelde kalırken 3 kişiden 1 tanesi kadındı ve beraber aynı odada kalmamız sorun çıkarmadı. Daha önce yazdığım gibi bu konular çok abartılıyor.... Biz gezgin olarak hiçbir sıkıntı yaşamadık. Haberlerde söylenenlere de fazla inanmayın yani :) :) Otele eşyalarımızı bıraktıktan sonra dışarıya çıktık ve Yazd'ı gezmeye başladık. Otelimiz, eski şehir merkezinin olduğu yerdeydi ve o muhteşem ara sokaklardan birisindeydi. Sokaklar sessiz, sakin, otantik, sanki bir labirentte ilerliyormuş hissine kapılıyor insan. Muhteşem bir his uyandırıyor insanın içinde. Sanki film setindesiniz veya Counter Strike'ın içine girmişsiniz gibi tuhaf duygular yaşıyorsunuz :D :D Ara sokaklarda kaybolmanın keyfi için bile bu şehre gelinebilir demeye dilim varmıyor. Çünkü, her bir köşesinde tarihten izler ve Zerdüştlüğün eserleri bulunuyor. Her yeri farklı bir güzellikte.

Sokaklar








Ara sokaklarda gezdikten sonra Cuma Cami'ne gittik. Cami'ye giriş 80000 Riyal. Bu cami'nin özelliği, İran'da bulunan en uzun minareli cami olmasıymış. Zaten Yazd'a gidip bu camiyi görmemek mümkün değil. Bütün sokaklar Cuma Cami'ne çıkıyor. Cami'den çıktıktan sonra her ülkede karşılaştığım üzere, İran'da da panayır'a denk geldim. Çeşit çeşit İran yemekleri ve bir sürü ıvır zıvır vardı. Panayır'ın içinden yürüyerek Amir Çakmak Kompleksine doğru gittik. Ardından şehrin simge yapılarından saat kulesini gördük.

Cuma Camii ve Saat Kulesi





Güneş batmadan önce Dakhme - Sessizlik Kulelerine giderek, güneşi orada batırmayı planlamıştım. Dakhme, Zerdüştlük dinine mensup kişilerin ölülerinin, akbabalar tarafından yenmeleri için sunulduğu yer. Zerdüştlük dininde su, ateş, toprak ve hava kutsal olduğu için ölüleri gömmek, yakmak, denize atmak gibi eylemler yapılmıyormuş. Bu nedenle Zerdüştler buraya getiriliyor ve Sessizlik Kulelerine bedenleri bırakılarak akbabalar tarafından yenmesine müsaade ediliyormuş. Lakin 1960'lı yıllarda bu yasaklanmış. Artık Zerdüştler de ölülerini gömmek durumundalar. Fakat, bu mistik havayı koklamak ve kulelerin içine girmek mümkün. Şehirde bulunan en önemli yerlerden birisi burasıydı. Zerdüştlük hakkında genel bilgi almak için tıklayın. Bu yapıların Dünya - İran tarihi açısından ne kadar önemli bir yer olduğunu anlayabilirsiniz.

Dakhme - Sessizlik Kuleleri









Güneş battıktan sonra şehir merkezine geri döndük. Taksi ücreti gidiş - dönüş 300000 Riyal tuttu. Fakat daha uygun bir fiyata da gitmek mümkündür. Gördüğünüz taksiciler ile pazarlık yapın muhakkak. Biz, bizi otele getiren taksici ile anlaştık. Fazla uğraşmamak için bu fiyatı kabul ettik. 1 saat o çevrede dolaştık ve bizi beklemesi de fiyata dahildi. Bölge şehrin biraz dışında. Taksiden başka bir seçenek yok diyebilirim.

Tekrar şehir merkezine döndük ve restoranın birisine girdik. Restoranı çok beğendim. İçerisi, otantik ve muhteşemdi. Eski bir hamam'dan restorana çevirmişler. Çok hoş bir yerdi. Bölgede böyle bir çok restoran bulmanız mümkün. Fiyatlar, İran'a göre bana biraz pahalı geldi. En iyisi halk lokantalarında takılmak. :) :) :)

Restoran


Yemeğimizi yedikten sonra, otele geçtik ve otelin avlusunda biraz oturduk. Doğalgaz fazla gelmiş olacak ki, avlunun ortasında doğalgaz yakılıyordu. Evet önce bana da tuhaf geldi ama bildiğin doğalgaz yakıyor adamlar :D :D :D Biraz avluda takıldıktan sonra odaya geçtim ve uykuya daldım.

Yazd, kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir şehir. Bu kadar yakınımızda olması da en güzel yanı. Böyle otantik ve el değmemiş bir şehri muhakkak görmeniz gerekiyor. Ayrıca, İran oldukça ucuz bir ülke. En büyük gideriniz uçak bileti olacaktır. Uçak bileti fiyatları da 300-400 tl arasında. Orada bir yerlerde, çölün kumlarından doğmuş ve yılların eskitemediği masalsı bir şehir var. Bu güzelliği görmeden ve o mistik havayı tatmadan ölmeyin :) :)


Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle hoşça, mutlulukla, huzurla ve sağlıcakla kalın.


GEZGİN ŞİŞKO

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sahra Çölü

Herkese Merhaba, Ertesi gün erkenden kalktık. Kahvaltımızı ettik, yollara düştük. İlk durağımız Berberi köyünün ve bahçelerinin bulunduğu ...