14 Mayıs 2017 Pazar

Bangkok Gezisi - 1

Herkese Merhaba,

Sabah erkenden kalkıp, tekrar yollara düştük. 2,5 - 3 saat süren bir uçuşun ardından Bangkok semalarında süzülen uçağımız, Don Mueang Havaalanı'na iniş yaptı. Havaalanı'nda çok kalabalık bir pasaport kuyruğu vardı. Evet, daha önce de uzun pasaport kuyrukları gördüm ama bu çok karışıktı ve işler bir hayli yavaş ilerliyordu. Her neyse bir şekilde havaalanı'ndan ülkeye giriş yaptık ve şehre en uygun ulaşım aracı olan trene bindik. Tren ile şehir merkezine ulaşım 2-2,5 tl gibi bir rakama denk geliyor. Treni seçtik çünkü; hem kalacağımız hostel, tren istasyonuna çok yakındı. Hem de ucuzdu.

Tren istasyonundan, hostelimize doğru yürüdük. Bu arada hava öyle sıcak, öyle sıcak ki; elinizi başınıza götürüp terinizi sildiğinizde, tekrar aşağıya indirirken geçen süre zarfında yeniden terliyorsunuz :D :D Sıcaktan değil o ya, nem o nem...

Tren Gelir Hoş Gelir



Hostele çantalarımızı bıraktık ve ilk tuk tuk yolculuğumuza çıktık. Hostelin önünde duran tuk tuk'a bindik. 5 kişiydik ve adam bizi 3 kişilik tuk tuk'a bindirebileceğini söyledi. İnanamadım ama bindirdi. 3 tekerlekli bir aracın, bu kadar ağırlıkla dönerken devrilmemesi gerçekten bir mucize... Bir de sürüyorlar ki, ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Yolculuk boyu etmediğim küfür kalmadı. :D :D :D

İlk gün olmasından dolayı, sadece 2 yer gezmeyi planlamıştım. Tuk Tuk ile Golden Mount'a ulaştık. Bu arada tuk tuk ile yolculuk edecekseniz, muhakkak pazarlık edin. Biz 5 kişi olduğumuz için, bize biraz yüksek fiyatlar verdiler ama yine de şehir içinde 300-350 Baht'tan fazla ödemedik. Fiyatlar da acayip tutarsız. Giderken 300 Baht ödediğiniz bir yere, dönerken 200 Baht ödeyebiliyorsunuz... Onun için pazarlığı sıkı tutun. Fakat, o kadar eğlenceli, o kadar eğlenceli ki; ödediğiniz her kuruşa, yediğiniz her kazığa değiyor. :D :D :D Sizi bilmem ama ben çok eğlendim. Trafikte aklınıza gelecek her türlü şeyi yapıyorlar. Akan trafiğe ters girmek de buna dahil! Çığlıklar ve kahkahalar eşliğinde bir yolculuk oluyor. Hayır, şoför sizi duydukça daha da gaza geliyor! Onun için fazla da belli etmeyin.

Tuk Tuk Şoförümüz ve Biz ( Sağdaki Siyahlı Ben :D )


Golden Mount'a ulaştık ve merdivenlerden tırmanmaya başladık. Şehirde bir çok tapınak var. Burası yüksek bir yer olduğu için tüm şehri görebiliyorsunuz. Tapınak'a çıkarken de sanki Babil'in Asma Bahçelerinde geziniyormuşum gibi bir duygu sezinledim. Daha önce Babil'in Asma Bahçelerini gördüm mü? Hayır, ama o duyguyu iyi bilirim :D :D İşte yeşillikler filan farklı bir havası var. Buraya muhakkak gitmenizi öneririm. Şehirde bulunan farklı tapınaklardan birisi.

Golden Mount





Tapınaktan çıktık ve yürüyerek Khaosan Road'a gittik. Her yerde korna sesleri, motorlar, arabalar, tuk tuklar. Bu keşmekeş, bu karmaşa ve içindeki ahengi hayal edin. Kendini kaybolmuş hissetmenin yanı sıra, o karmaşada kendinden bir şeyler de buluyorsun. Bangkok'tan beklentimi daha düşük tuttuğum için şehir çok hoşuma gitti diyebilirim.

Khaosan Road'a ulaştık ve gezinmeye başladık. Burası da her şehir de olduğu gibi, bu şehrin ünlü bir caddesi. Barların ve kafelerin olduğu, aşırı turistik ve eğlenceli bir mekan. Bütün Avrupa, buraya akmış. Cidden abartmıyorum. Caddede, Tay'dan çok sarışın vardı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar eğlendik. İnsanlar sokaklarda dans ediyordu. Çok eğlenceli bir yerdi.

Khaosan Road



Bu arada böcek de yedim. Solucan ve çekirgenin tadına baktım diyelim. Öyle muhteşem bir tadı yok, umduğunuz kadar iğrenç de değil. Derin yağda kızartıldığı için, baharatlı bir çıtırlığı var. Hatta solucanın tadı bildiğiniz peynirli cheetos'a benziyordu. Tay halkının bunları yemediğini ve sadece turistleri kandırmak için tezgaha konan bir şey olduğunun farkındayım. Açıkçası, dünyanın bir çok yerinde yeniyor ve insan tadını merak ediyor. Ben de tadına baktım. Hoştu, güzeldi ve farklı bir deneyimdi. Mideniz kaldırır, kaldırmaz; orasını bilemem ama ucundan bir ısırık alın derim :D :D :D

Abime Bir Yarım Böcek ÇEEEEKK


Gecenin ilerleyen saatlerine kadar Khaosan Road'da gezindik. Bir şeyler yedik, içtik. Böcek dışında da çok lezzetli şeyler var. Bakınız; Pad Thai... Hem ucuz, hem de doyurucu bir yiyecek. Sebzeli, etli, tavuklu ve bilumum çeşitleri bulunan bir çeşit erişte. Muhakkak bunun tadına bakın. Beğeneceğinizi düşünüyorum. Standart damak tadına hitap ediyor.

Khaosan Road'dan gece 01:00 - 02:00 gibi çıktık ve tuk tuk ile hostelimize geri döndük. Hostelimiz bir harikaydı. Hong Kong'dan sonra çok güzel geldi. Hem fiyatlar uygun hem de odalar temiz ve kullanışlıydı. Şuradan oteli görebilir ve fiyatları kontrol edebilirsiniz.

Özetle, Bangkok muhteşem bir şehir. Beklentilerimin çok üstünde çıktı ve beni şaşırttı diyebilirim. Gerçekten gidip o farklı kültürü görmelisiniz ve kendinizi şehrin karmaşasına bırakmalısınız. Tay insanları çok güler yüzlüler. Bazen pazarlığa giriştiğinizde bazıları çirkinleşebiliyor ama onu boş verip ilerideki satıcıya yönelin. Elbet istediğiniz fiyata, istediğiniz malı satan kişiyi bulacaksınız. İndirim konusunda sakın pes etmeyin. Bazen fiyatlar 5'te 1'ine bile düşebiliyor. Pazarlığı yapın, istediğiniz fiyatı vermezlerse dönüp gidin. Zaten arkanızdan son fiyatı bağırıyorlar. Bazen bağırmıyorlar ama kazık yemekten iyidir. :D :D Son olarak; bu seyahat boyunca bir çeşit pazarlık çingenesine dönüştüğüm doğrudur. Adamların dillerinden anladım sanırım. Hayır, İngilizcem mükemmel değil. Grupta benden iyi İngilizce konuşan arkadaşlarım da vardı. Fakat, bir şekilde Tay halkı ile anlaşıyordum. Ben de anlamadım nedenini. :D :D :D

Bir sonra ki yazıda görüşmek dileğiyle hoşça, mutlulukla, huzurla ve sağlıcakla kalın.


GEZGİN ŞİŞKO


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sahra Çölü

Herkese Merhaba, Ertesi gün erkenden kalktık. Kahvaltımızı ettik, yollara düştük. İlk durağımız Berberi köyünün ve bahçelerinin bulunduğu ...