11 Ağustos 2017 Cuma

Phuket Gezisi - 2

Herkese Merhaba,

İstanbul'dan gelecek son ekip elemanımız, tur şirketi bizi otelden almadan yanımıza ulaştı ve ekibimiz böylece tamamlanmış oldu. Saat 09:00'da tur için, otelimizin kapısından bizi aldılar. Bir minivan dolusu insan ile birlikte teknenin kalkacağı yere doğru harekete geçtik. Tur alırken 2 seçenek sunuyorlar, hızlı tekne veya Yalova'ya giden gemilere benzer bir tekne ile olan tur. Biz adalarda daha fazla zaman geçirmek ve teknede zaman kaybetmemek adına, hızlı olanını seçmiştik. 30-35 kişiyle birlikte tekneye bindik ve harekete geçtik.

Teknede bizimle birlikte 10 kişilik bir Türk grubu da vardı. Hepsi erkek olan grubu görünce haliyle şaşırdık. Seyahatin başından beri hiç Türk görmemiştik. Türk gören masum köylüler modunda gezimiz başladı.

İlk durağımız Koh Rang Yai adası oldu. Burada 2 saatlik bir mola verdik ve denize girebileceğimiz güzel bir plajı vardı. Denizin rengi harika ve su da gayet ılıktı. Ben pek denize girme meraklısı değilimdir. Arkadaşlarım hemen girdiler ve ben o arada gölgelik bir yerde dinlendim. Etraf çok huzurlu ve sakindi. Tur rehberimiz biraz deli bir adamdı. Tekneden inmeden önce hepimize iyice tembih etti; ''Ben ne zaman Yallllaaaahhh Merrrrrrkap diye bağırırsam, zaman doldu ve tekne hareket edecek demektir. Acilen tekneye gelin.'' Zaten normali beni bulmaz :D :D Aşağıda bu güzel adadan bir kaç fotoğraf görebilirsiniz.

Koh Rang Yai




Koh Rang Yai adasının ardından, The Beach filminin çekildiği yer olan Maya Beach'e geçtik. Sanırım bu adada bulunan kadar Türk, Türkiye'de yoktur. :D :D :D Neyse, ada çok güzeldi ve acayip kalabalıktı. Burada da 1-2 saat takıldık. Yallah Merkap çığlıklarıyla tekneye gittik ve Koh Phi Phi adasına doğru yola çıktık. Bu ada, çevredeki adalar içinde en gelişmiş yer diyebilirim. Yerleşim yeri ve konaklayacak tesisler mevcut. Tur fiyatına dahil olan yemeğimizi yedik ve adada biraz dinlendik. Yemek pek güzel değildi. Açık büfe yapmışlar fakat 7-8 çeşit yemek vardı. Yani yemek konusunda pek umutlu olmayın. Ben yemek konusuna takılmadığım için yedim geçtim.

Maya Beach







Adadan ayrıldık ve snorkeling yapacağımız yere gittik. Deniz cam gibiydi ve etrafta onlarca balık vardı. Arkadaşlarım hemen snorkellerini taktılar ve suya atladılar. Kaç kişinin ağzına girdiği belli olmayan bir snorkel'i ağzıma alma konusunda tereddütlerim olduğu için tekneden izlemek ile yetiniyordum ki; yüzme bilmeyen bir arkadaşımız can yeleğini giydi, snorkelini taktı ve suya atladı. Atladığı yer tam olarak motorların olduğu bölümdü ve bir kaç saniye sonra canının yandığını, balık ısırdığını söyledi. Sudan çıkardık ve ayağının üstünde 8-10 cm büyüklüğünde bir kesik vardı. Tekneden atlarken ayağını pervaneye çarpmış ve ayağını kesmişti.

Bizim Türk abilerden bir tanesi doktor çıktı ve kanı durdurmak için havlu gibi bir şeyle ayağını sardık, sıkıca bastırdık. Yemek yediğimiz adaya gittik ve arkadaşımızı hastaneye götürdük. Ayağına 5 dikiş atıldı. Üzerine basmamasını ve her gün yaraya pansuman yapılması gerektiğini söylediler. Kesik fazla derin olmadığı için ucuz atlatmıştık. Daha derin bir kesik olsaydı veya ayağı 5-10 cm sola/sağa doğru kaymış olsaydı belki parmakları bile kopabilirdi... Neyse ki daha büyük bir olay olmamıştı.

Ardından arkadaşımızı tekneye taşıdık ve en son rotamız olan Khai adasına gittik. Hani, ıssız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız 3 şey nedir? sorusu var ya, işte o sorudaki ada burasıydı. Adada güneşin batışını izledik ve başımızdan geçen olaydan sonra biraz sakinleştik. Fotoğrafları yine aşağıda bulabilirsiniz.

Khai Adası





Ardından tekne ile Phuket merkeze gittik ve otelimize geçtik. Arkadaşım ile konuştuk ve yola devam edemeyeceğine karar verdik. Kuala Lumpur'dan İstanbul'a dönmesinin en mantıklı karar olacağını düşündük. Ertesi sabah Kuala Lumpur'a geçecek ve dönüş biletini alacaktık. Hepimiz odalarımıza çekildik ve sabah yeni bir yolculuğa çıkmak üzere rüyalar aleminin yolunu tuttuk.

Ertesi gün bilet alma maceramız, yardımsever havaalanı görevlisi, vedalaşmamız, fırtınalı bir Kuala Lumpur günü bizi bekliyordu.


Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle hoşça, mutlulukla, huzurla ve sağlıcakla kalın.


GEZGİN ŞİŞKO


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sahra Çölü

Herkese Merhaba, Ertesi gün erkenden kalktık. Kahvaltımızı ettik, yollara düştük. İlk durağımız Berberi köyünün ve bahçelerinin bulunduğu ...