10 Mart 2018 Cumartesi

Bakü Gezisi - 2

Herkese Merhaba,

Bakü'de ilk güne yüksek bir enerji ile başladık. Gece çok geç uyumuş olmamıza rağmen erkenden kalktık ve şehri keşfetmeye başladık. Öncelikli en büyük problemimiz tabii ki de kahvaltıydı. Kahvaltı için kaldığımız yerdeki çalışanlardan tavsiye aldık ve Dolma isimli bir mekana gittik. Mekanın kahvaltısı güzel, fiyatları uygun ve çok merkezi bir yerdeydi. Otelimizden Yanardağ'a nasıl gidebileceğimiz hususunda bilgi istediğimizde, kişi başı 25 manat'a Yanardağ, Ateşgah ve Haydar Aliyev Merkezine bizi götürüp getirebilecek minik bir tur ayarlayabileceklerini söylediler. Seve seve kabul ettik ve araca atladık.

İlk durağımız Haydar Aliyev Merkezi oldu. Burası bir sanat merkezi diyebiliriz. İçeride sergiler var. Biz çok fazla kalmadık ve bir sonraki rotamız olan Ateşgah'a doğru yola koyulduk. Ateşgah eski bir Zerdüşt tapınağı. Mekanın içinde tarihini ve ne zaman yapıldığını görebileceğiniz çok güzel bir bölümü var.

Haydar Aliyev Merkezi


Ateşgah


Ateşgah gezimizin ardından Yanardağ'a gittik. Burası asırlardır sönmeden yanan bir ateşin varlığı sebebiyle Yanardağ ismini almış. Toprağın bu şekilde yanıyor olması ve yağmur, çamur demeden sönmeden yanmaya devam etmesi gerçekten çok etkileyici bir durum.

Yanardağ



Bu arada Ateşgah'ı gezerken milliyetçi bir abi ile tanıştık. Kendisi Azerbaycan Türküymüş. Biz aramızda konuşurken ''Azeri'' kelimesine takılmış ve ''Azeri diye bir millet yoktur.'' diyerek lafa girdi. Neden böyle bir millet olmadığı hususunda uzun uzun açıklamada bulundu. Şahsen ben ikna oldum. Artık Azerbaycan Türk'ü demeye çalışıyorum. Tabii yılların alışkanlığı olacak ki hala zaman zaman Azeri dediğim de oluyor. Konu biraz hassas, internetten küçük bir araştırma yaparsanız sizin de Azerbaycan Türk'ü demek konusunda ikna olacağınızı düşünüyorum.

Bu güzel gezilerin ardından şehir merkezine geri döndük ve Bakü Türk Şehitliğini ziyaret ettik. Şehitlik şehri kuş bakışı görebileceğiniz bir tepede bulunuyor. 1918 yılında yaşanan Azerbaycan - Rusya savaşı sırasında Osmanlı Devleti tarafından Azerbaycan'a destek amaçlı gönderilip savaşta şehit düşen Türk askerleri anısına yapılmış.

Bakü Manzara



Şehitlik ziyaretinin ardından füniküler ile aşağıya düştük :D :D :D Aşağı düşmek için 1 Manat ödedik. Azerbaycan'ı gezerken bazı kelimeler duyacaksınız ve gülmekten öleceksiniz. Mesela trafiğe tıkaç diyorlar. Bunu ilk duyduğumda çok komik gelmişti. Şemsiye'ye de çetir deniyor ama kimse çetir demiyor Rusça zont diyorlar. Zaten bir süre sonra halkla konuşa konuşa sizde farkında olmadan Azeri Türkçesi konuşmaya başlıyorsunuz. Çok sıcakkanlı ve hoşsohbet insanlar. Karşılaştığım herkes Türkiye'ye gelmişti ve bir sürü sanatçı ismi biliyorlardı.

Aşağı düştükten sonra Şirvanşahlar Sarayına ve İçeri Şehir denilen bölgeyi gezdik. Saray küçük ama çok hoş bir yer. Azerbaycan tarihini daha iyi anlayabilmeniz için bu sarayı muhakkak ziyaret etmelisiniz. Bu arada girişler için Ateşgah 4 Manat, Yanardağ 2 Manat ve Şirvanşahlar Sarayı 10 Manat ücret ödedik. Sarayın ardından Kız Kalesini ziyaret ettik ama içine girmedik. Kız kalesinin öyküsü, bizimki ile neredeyse aynı diyebiliriz.

Qız Qalası


Akşam otelin olduğu bölgeye doğru gittiğimizde yılbaşı marketi ve konser alanı kurduklarını gördük. Biraz o çevrede takıldık ve bir şeyler dinledik. Ardından tekrar Dolma isimli mekana gittik. Mekanda Şah Pilavı söyledik ve gerçekten hayatımda yediğim en lezzetli pilavlardan birisiydi diyebilirim. Kuru meyvelerin pilava bu kadar yakışabileceğini hiç düşünmezdim. Aksine muhteşem bir lezzet katıyorlar. Fiyat olarak da çok uygun, bu mekana kesinlikle uğrayın derim.

Güzel bir gece uykusunun ardından sabah tekrar erkenden kalktım ve camdan baktığımda yağmur yağdığını gördüm. Arkadaşlarım uyurken şemsiyemi alıp düştüm sokaklara... Çünkü benim uçağım 17:00 civarında kalkacaktı. Bakü'de ilk dikkatimi çeken şey arabaların neredeyse hepsinin jip olmasıydı. Bedava mı dağıtılıyor bu jip arkadaşım ??? Nereye kafamı çevirsem koca koca jipler gördüm. Sabah saatlerinde de bu kural değişmedi ve her tarafta jipler vardı.

Sabah ilk iş Hazar Gölü kenarında bulunan Milli Park'ı ziyaret ettim. Kocaman, düzenli, sanat dolu ve öyle güzel bir park ki anlatamam. Muhakkak gidip görmelisiniz. Ardından parkın içinde bulunan Halı Müzesine gittim. Halı Müzesi giriş ücreti 7 Manat ve yanında başka müzelerde var. Bu küçük gezinin ardından, şehirde gitmeyi planladığım tüm yerleri görmüştüm. Tekrar otele döndüm ve arkadaşlarımın hala uyuyor olduğunu gördüm... Bir süre sonra uyandılar ve eşyalarımızı toplayıp otelden çıkış yaptık. Kahvaltı etmek için şehrin en ünlü caddesi olan Nizami Caddesine gittik. Orada bir mekanda serpme kahvaltı için 55 Manat ücret ödedik. Kahvaltı gayet güzeldi ve kişi başı çok uygun bir fiyata geliyordu. Azerbaycan kahvaltı kültürünü biraz olsun yakından görmüş olduk diyebilirim. Kahvaltıda neredeyse 25-30 çeşit ürün vardı.

Bu güzel kahvaltıyı biraz uzun tuttuk ve havalimanına gitmek üzere arkadaşlarımın yanından ayrıldım. Yürüyerek 28 May Metro durağının oraya gittim. Havalimanı otobüsleri buradan kalkıyormuş. Otobüsler metro çıkışının hemen karşısındaki büfenin yanından kalkıyor. Lc Waikiki'ye sırtınızı verin ve yolun karşısına bakın otobüsleri orada göreceksiniz. Otobüs ile havalimanına ulaşmak için 1,30 manat ücret ödedim. Otobüse binmek için bakü kart almanız gerekiyor. Fakat ben oradaki bir kişiden yardım istedim ve parasını ödeyerek benim adıma kart basmasını istedim. Tabii ki de yardımcı oldular.

Havalimanına ulaşmamın ardından pasaport kontrolden geçtim ve uçağa biniş ile İstanbul'a gelebildim.

Azerbaycan uzun yıllardır gitme hayali kurduğum fakat bir türlü fırsat bulamadığım bir ülkeydi. Gitmeden önce beklentim çok yüksek değildi fakat inanılmaz keyif aldığımı belirtmeliyim. Modern, estetik açıdan göz alıcı, aynı zamanda tarihine sahip çıkmış ve çok güzel bir şehir ile karşılaştım. Bakü beklentilerimin üstünde güzellikte bir şehir çıktı. İnsanların sıcakkanlı olmaları ve yardımsever olmaları ise apayrı bir yazı konusu olabilir. Çok milliyetçi birisi değilimdir, daha çok Dünya vatandaşı kafasında bir adamım. Lakin Azerbaycan halkı, Türkiye'den geldiğinizi duyunca öyle sıcak davranıyorlar ki ister istemez içinizde bir kıpırdanma oluyor. Aynı dili konuşuyor olmanın vermiş olduğu rahatlık ise paha biçilemez.  Bakü'yü muhakkak ziyaret edin, asla pişman olmayacaksınız.

Bir sonra ki yazıda görüşmek dileğiyle hoşça, mutlulukla, huzurla ve sağlıcakla kalın.



GEZGİN ŞİŞKO

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mumbai Gezisi - 2

Merhaba Dostlar, Mumbai gezisinin 2. gününde planım varoşlar ve çamaşırhanelerin bulunduğu bölgeye gitmekti. Neden böyle bir ihtiyaç duydu...